Kinaye'ye Hoşgeldin
Kinaye web sitesi Drupal ile geliştirilmeye başlanmıştır.
Bu değişim ve gelişim içerisinde farklı konseptler oluşturularak sizlere sunulacaktır.
2002 yılından beri yayın yapan Kinaye grup mailin (yahoo group) internet sitesi olarak açılan Kinaye.net artık kabuk değiştiriyor.
Yapım aşamasındaki sitede şimdilik; Kinaye.net e üye olabilir, "Yazarlar" bölümünden gazetelerin günlük köşe yazarlarının yazılarına ulaşabilir, canın sıkıldığında "Oyun" bölümünden senin için seçtiğimiz online oyunları oynayabilir, "Anket" bölümüne girip bende buradayım diyebilirsin. Ayrıca yorumlarını da bekliyoruz.
Mutlu Kal:)
"Ertuğrul Günay'ın "devletinden" vatandaşa bir fayda gelmez. "
Baran Deniz'in Kinaye Grupmaile 16.12.2008 tarihinde gönderdiği mail ve Barış (baris@vibadesign.net) in cevapları aşağıdadır:
Baran Deniz:
"Ertuğrul Günay, Ordu il sınırında kendisine karşılama düzenlemeyen, buna karşılık kent girişinde kendisini karşılayan il yönetimine fırça kayıyor, fırça yemekten çekilen Giresun ili yöneticileri askeriyle, belediye başkanı, valisiyle il sınırının başladığı yerde tam kadro karşılıyor. Ertuğrul Günay teşekkür ediyor il sınırında kendisini bekleyen yöneticilere. Diyor ki "Arkadaşlar devlet gereğini yerine getirdiler.Devlet nezaketi"
KAVANOZDAKİ TAŞLAR
Zamanın iyi ve üretken olarak kullanımı konusunda zaman zaman kurslar düzenleniyor. İşte bu kurslardan birinde zaman kullanma uzmanı öğretmen, çoğu hızlı mesleklerde çalışan öğrencilerine, "Haydi, küçük bir deney yapalım" demiş.
Masanın üzerine kocaman bir kavanoz koymuş. Sonra bir torbadan irice kaya parçaları çıkarmış, dikkatle üst üste koyarak kavanozun içine yerleştirmiş. Kavanozda taş parçası için yer kalmayınca sormuş; "Kavanoz doldu mu?" Sınıftaki herkes, "Evet, doldu" yanıtını vermiş.
AŞÇI KADIN
Aşçılığıyla ün yapmış yaşlı bir kadın, akşam yemeğine gelecek olan oğlu ve yeni gelini için yine mutfağına kapanmış, yemek yapıyordu. Aynı akşam yemeğe eski bir aile dostu da davetliydi.
ACELE KARAR VERMEYİN
Köyün birinde bir yaşlı adam varmış. Çok fakirmiş ama Kral bile onu kıskanırmış... Öyle dillere destan bir beyaz atı varmış ki, kral bu at için ihtiyara nerdeyse hazinesinin tamamını teklif etmiş ama adam satmaya yanaşmamış… "Bu at, bir at değil benim için; bir dost, insan dostunu satar mı" dermiş hep.
KIYMET BİLMEK
Bir padişah acemi bir köle ile gemiye binmişti. Köle hiç deniz görmemiş, geminin mihnetini tatmamıştı. Ağlamaya, inlemeye başladı. Tir tir titriyordu. Avutmak için çok uğraştılar, ama bir türlü sakinleşmedi. Padişahın keyfi kaçtı.
Herkes aciz bir vaziyetteyken gemide bulunan yaşlı bir adam padişahın huzuruna çıktı, Müsaade buyurursanız ben onu sustururum dedi. Padişah da lütfetmiş olursunuz dedi.
YAŞAMDAKİ ACILAR VE TUZ
Hintli yaşlı bir usta, çırağının sürekli her şeyden şikayet etmesinden bıkmıştır. Bir gün çırağını tuz almaya gönderir.
Hayatındaki her şeyden mutsuz olan çırak, döndüğünde, yaşlı usta, ona
bir avuç tuzu, bir bardak suya atıp içmesini söyler. Çırak, yaşlı adamın söylediğini yapar ama içer içmez ağzındakileri tükürmeye başlar.
"Tadı nasıl?" diye soran yaşlı adama öfkeyle "acı" diye cevap verir.
BALTANI BİLE - KENDİNİ TANI
Bir ormanda iki kişi ağaç kesiyormuş. Birinci adam sabahları erkenden kalkıyor, ağaç kesmeye başlıyormuş, bir ağaç devrilirken hemen diğerine geçiyormuş. Gün boyu ne dinleniyor ne öğle yemeği için kendine vakit ayırıyormuş. Akşamları da arkadaşından bir kaç saat sonra ağaç kesmeyi bırakıyormuş.
İkinci adam ise arada bir dinleniyor ve hava kararmaya başladığında eve dönüyormuş. Bir hafta boyunca bu tempoda çalıştıktan sonra ne kadar ağaç kestiklerini saymaya başlamışlar. Sonuç: İkinci adam çok daha fazla ağaç kesmiş.
Birinci adam öfkelenmiş:
